Güvenlik Kamera Sistemleri
Güvenlik personeli ve diğer konularda
karar verecek olanlar CCTV için güvenlik amaçlarını analiz etmelidir.
CCTV teknolojisindeki gelişmeler sonucunda video ile gözetim, günümüzde
mevcut olan en değerli korunma, güvenlik ve yönetim aracı halini almıştır.
Mağazalar hırsızları ve dürüst olmayan çalışanları izlemek, asılsız kaza
iddialarına karşı kanıt toplamak ve birbirinden yüzlerce kilometre uzaklıkta
olabilen mağazalarda sergilenen malları gözetim altında tutmak için CCTV
sistemlerinden yararlanmaktadır. İmalatçılar, hükümetler, hastaneler ve
üniversiteler ziyaretçilerin ve çalışanların kimliğini tespit etmek, tehlikeli
çalışma bölgelerini izlemek, hırsızlığa karşı korunmak ve bina ve park
alanlarında güvenliği sağlamak için CCTV sistemleri kullanmaktadır. Teknolojinin
mümkün kıldığı ölçüde CCTV sistemleri için yeni kullanım imkanları da
doğmaktadır. Korunma ve güvenlik alanındaki faydaları dikkate değerdir.
Ancak, şunu da akılda tutmak gerekir ki CCTV sistemleri kendi başlarına bir
koruma sağlamazlar. Sistemi kullanan kişiler onun kapasitesi hakkında bilgi
sahibi, kullanımında vasıflı olmalı ve kameraya yakalanan görüntü ve olaylara
derhal tepki verebilmelidir. Tüm video sistemlerinde olduğu gibi teçhizat seçimi
kullanıcının isteklerine göre belirlenmektedir. Güvenlik personeli ve karar
verme yetkisine sahip olan diğer kişiler teçhizat satın almadan ve kurmadan önce
amaçlarını ve CCTV sistemlerin tesisi edileceği ortamları analiz etmelidir.
Ayrıca, neyi hedeflediklerini bilmelidirler : geniş alanları (oto parklar) mı,
yakın görüntüleri mi (otomobil plâkaları), hareketsiz görüntüler mi (garaj
kapıları), hareketli görüntüler mi (hareket halindeki taşıt araçları), sürekli
video kaydı mı yoksa sadece belirli zamanlarda ya da alarm durumunda mı kayıt
gerektiği konusunda karar vermelidirler.
CCTV sistemlerinin belli başlı kullanım alanları arasında şunlar
bulunmaktadır.
Güvenlik Alanındaki Uygulamalar:
* Satış yapılan alanın, büroların, bina çevresinin, depoların, yükleme
bölgelerinin ve oto park garajlarının açıkça izlenmesi suretiyle hırsızlık ve
şiddet olaylarının gözlemlenmesi ve kaydedilmesi.
* Çok sık kullanılmayan hassas alanların (örneğin, gizli kayıtlar, kasalar, vb.)
izlenmesi.
* Veznelerde hırsızlıkların önlenmesi maksadıyla satış noktasındaki istisnai
alanların (yazar kasalarda boşlukların, yığılmaların vb.) izlenmesi.
* Mağazalarda hırsızlık olaylarının gözlemlenmesi ve kaydedilmesi.
* Hareketli kamera ile pan-tilt ve zoom fonksiyonları programlanarak "devriye"
sistemi uygulaması.
* Gizli gözetim uygulanması (hukuken uygulanabilir alanlarda).
* Bina ve müştemilatına giren ve çıkan kimselerin izlenmesi suretiyle erişimi
kontrol altında tutulan yerlerde kontrol sistemleriyle bütünleşik uygulama
imkanı.
İş Güvenliği Alanındaki Uygulamalar:
* Operatörlere hayati ya da sağlık açısından tehlike arz eden ortamlarda
(örneğin tehlikeli maddelerin, kimyasal toksinlerin, vb. bulunduğu yerler) iş
sahasını görme imkanı sağlamak.
* Muhtemel kaza alanlarının izlenmesi.
* Eğitim kurumlarında öğrencilerin ve öğretim kadrosunun güvenliğinin sağlanması
amacıyla salon ve koridorların, ortak kullanım alanlarının ya da yüksek risk
alanlarının izlenmesi.
* Güvenlik görevlilerine, polise, itfaiyeye ya da acil sağlık personeline
zamanında haber verilmesini sağlayarak bazı kazalarda zarar ve hasarın
azaltılması.
Yönetim Aracı Olarak:
* Personelin eğitimi, raflardaki stokların kontrol edilmesi ve satış
alanının, üretim hattının, vb. İzlenmesi.
* Personelin, müşterilerin ve ziyaretçilerin korunması hususunda yönetimin
hassasiyetinin gösterilmesi ve muhtemel olumsuz izlenimlerin ve davaların
önlenmesi ya da azaltılması.
* Video görüntülerinin manyetik bantlara ya da sabit diske kaydedilerek
olayların kaydedilmesi. Bu bilgi incelenebilir ve daha sonra suçluları
yargılanması sırasında delil olarak veya eğitici maksatla kullanılabilir.
CCTV sistemlerinin "sessiz tanıklığı" erişim kontrolü, varlıkların izlenmesi,
yangın ihbar sistemler, ve diğer can güvenliği ve genel güvenlik tedbirleri ile
bütünlük içinde bir biçimde kullanıldığında ek bir avantaj daha sağlamaktadır :
bu sistemlerin insanlar ve mal varlığı üzerindeki etkilerinin görülebilme ve
gözden geçirilme imkanı.
CCTV Genel Bir Bakış CCTV sistemleri basit ya da
karmaşık olabilir, ancak temel olarak gereken unsurlar aynıdır.
Çocukluğumuzda pek çoğumuz her biri ötekinden çok az farklı olan resimler
yapıp onları bir araya getirmişizdir. Sayfalar hızla çevrildiğinde resimlerdeki
şekil hareket eder gibi görünmektedir. Bu örnekte de görüldüğü gibi bir dizi
halindeki resimler gözlerimizin önünden ard arda hızla geçirildiğinde beyin bunu
gerçek zamanı bir hareket olarak algılar. Bir CCTV sistemi de (kamera
tarafından) okunan, aktarılan (iletilen) ve sonra da (monitör tarafından)
gösterilen bir dizi resimden (görüntüden) oluşmaktadır. Bu ilke anlaşıldığında
tek tek resim ya da görüntülerin elektronik olarak bir yerden diğerine nasıl
gönderildiğini ve videonun bir çok farklı kameradan nasıl bir "enstantaneyi"
yakaladığını anlamak daha kolay olacaktır.
Tüm CCTV sistemlerinin ortak özellikleri şunlardır:
Işığın yansıtılması . Resim kalitesinin iyi olması için alandaki
ışıklandırma, ister doğal ister yapay ışık ya da her ikisi birden olsun, yeterli
düzeyde olmalıdır.
Kamera ve lensler. Kamera/ lens kombinasyonu çevresel faktörlere, maliyete
ve/ veya kuruluşun CCTV sistemine ilişkin amaçlarına göre farklılık gösterir.
Tek video iletim yöntemi. Video sinyalleri kameradan monitöre gönderilir.
Maliyete, istenilen görüntü kalitesine ve ortama bağlı olarak değişen bir kaç
farklı yöntem mevcuttur.
Monitörler . Monitörler video sinyallerini resme dönüştürürler.
CCTV sistemleri yıllar boyunca güvenlik piyasasında önemli bir rol
üstlenmiştir. Geleneksel olarak, bu sistemler güvenlik personeli tarafından
izlenen bu işe tahsis edilmiş bir monitöre sinyaller gönderen kabloyla bağlı
kameralardan oluşmuştur.
Yeni teknolojilerin uygulamaya konulmasıyla birlikte video gözetim sistemleri
için yeni tasarım kavramları ve entegrasyon imkanları doğmuştur. Son 10 yıl
içinde mikroişlemciler, CCD kameraları, video sinyal iletim yöntemleri ve matrix
seçicideki gelişmeler eski, geleneksel sistemlerin sınırlılıklarını ortadan
kaldırmıştır. Günümüzde, eskiye göre kabloyla ulaşılamayacak denli çok uzak
alanları izlemek, videoyu hareket görünen bir alana çevirmek ve 16 kameradan tek
bir video kayıt cihazına kayıt yapmak mümkün olmaktadır.
Yeni uygulamaya konulan ürün ve cihazlar, müşterilerin de bir video yönetim
sisteminin uygulanmasından doğabilecek sorumlulukları anlamış olmalarını gerekli
kılmaktadır. Kuruluş, kapalı devre televizyon sistemi ila bağlantılı olan
işletim parametrelerinin (görüntüler, kalıplar, dome alarmları, faaliyetler,
vb.) yönetsel kontrollerin ayarlanmasından sorumlu olacak bir kişi -bir sistem
yöneticisi – tayin edebilir. Sistem yöneticisinin, kuruluşun güvenlik ve korunma
amaçlarına yardımcı olacak CCTV politikalarının ve iç prosedürlerin
geliştirilmesinde yönetici ekiple birlikte çalışması gerekmektedir.
Son olarak, bir CCTV sistemi kurmayı planlayan kuruluşlar çalışanlarına bunun
amaçları hakkında eğitim sağlamalıdır. Yönetim şirketin, şirkete ait varlıları
koruma, çalışanları koruma ve güvenli bir iş ortamı sağlama arzusunu
açıklamalıdır. Çalışanlar yaralarını anladıkları zaman CCTV sistemini kabul
edeceklerdir.
Bir CCTV sisteminin tesis edilmesi sırasında bir çok şeyi dikkate almak
gerekir. Aşağıda belirtilen unsurların her biri bu anlayışa yardımcı olmaktadır:
1. Görüntü ve ışık
2. Kamera
3. Lensler
4. Görüntü iletim yöntemleri
5. Monitör
6. Çevre donanımı
Görüntü ve Işık
Görüntü izlenecek olan nesne ya da alanı ve bunların içinde bulunduğu tüm
ortamı ifade eder. CCTV sisteminde en önemli faktörlerden biri de görüntüdeki
yansıyan ışık türüdür. Çünkü, kamera bir görüntüdeki nesnelerden kelimenin tam
anlamıyla çarparak sıçrayan ve yansıyan ışığı "görür."
Bir görüntüde genellikle ışığı farklı derecelerde yansıtan farklı renkler,
yüzeyler ve maddeler bulunur. Uygun teçhizatı seçerken kamera lenslerine gelecek
olan asgari ışık seviyesini (gece ya da gündüz) belirlemek gereklidir. Bu
"mevcut" ışık resim netliğinden odağa kadar her şeyi etkileyecektir.
Bir alan doğal ya da yapay ışık kaynaklarıyla aydınlatılabilir. Doğal
kaynaklar arasında güneş, ay ve yıldızlar sayılabilir. Yapay ışık kaynakları
arasında ise akkor sodyum, flüoresan, kızıl ötesi ve diğer insan yapımı ışıklar
sayılabilir. CCTV güvenlik uygulamalarında kural şudur : ışık ne kadar iyiyse
resim de o kadar iyidir.
Renkli ve Siyah Beyaz
Renkli kameralar monokrom (siyah beyaz) kameralardan daha yüksek düzeyde
ışıklandırma gerektirirler. Renkli kameralar daha pahalı olmakla birlikte
teknoloji ve tasarım alanındaki gelişmeler renkli ve siyah beyaz video gözetim
cihazları arasındaki maliyet farkını büyük ölçüde azaltmıştır. Bunun sonucunda
renkli kameraların kullanımı daha çok artmıştır.
Renkli sistemler siyah beyaz sistemlerden daha doğal, daha zengin bir görüntü
oluştururlar ve operatörün ilgisini uzun bir süre devam ettirmesini
sağlayabilirler. Ayrıca, cisimleri tanınması da daha kolay olur. Örneğin, renkli
bir sistemde izleyen kişi kırmızı bir arabayı yeşil bir arabadan kolaylıkla
ayırt edilebilir, oysa siyah beyaz bir sistemde her iki araba da benzer bir gri
tonda görünecektir. Satış yerlerindeki uygulamalarda da renkli sistemler
personelin hırsızları ve üzerlerindeki giysileri daha kolay ve daha etkin
biçimde belirlemesine yardımcı olabilir. Renk kesinliği özellikle kumar
oynatılan casinolarda çok önemlidir. Buralarda siyah bir fişle kırmızı bir fiş
arasında ayrım yapabilmek demek yüzlerce dolar demektir.
Renkli kameraların kullanımı giderek daha artmakla birlikte siyah beyaz
kameralar da hala kendilerine özgü bazı avantajlar sunmaya devam etmektedir.
Siyah beyaz kameralar renkli kameralardan daha ucuz ve çok az ışık bulunan
ortamlar içim daha elverişlidir. Ayrıca, uzun mesafeden iletim süresi siyah
beyaz kameralarda renkli kameralarda olduğundan daha kısadır.
Işığın az olduğu durumlarda iyi görüntü yakalayabilme yeteneği hem siyah
beyaz hem de renkli kameraların maliyetini yükseltmektedir. Kuruluşlar kamera
satın almadan önce ışıklandırma maliyeti ile kamera maliyeti arasındaki dengeyi
iyi hesaplamalıdır. Daha pahalı olan düşük ışıkta çalışabilen bir kameranın bir
oto park sahasında ışıkları arttırmaya nazaran daha düşük maliyetli olması da
muhtemeldir.
Kameralar bir lens tarafından yakalanan görünür alanı elektronik sinyale
dönüştürür ve bu sinyali bir monitöre aktararak görülmesini sağlarlar. Bir video
sisteminde uygun kamera ve lens seçimi sırasında bazı hususlar dikkate
alınmalıdır:
* Video sisteminin amacı (kontrol, inceleme, kimlik belirleme).
* Uygulamaya göre ihtiyaç duyulan kameranın genel hassasiyeti.
* Sahnede mevcut ışık miktarı ve derecesi.
* Kameranın çalışacağı ortam (iç ya da dış mekanlar).
* Uygulama için gerekli olan görüş alanı.
* Lens.
* Maliyet.
Tüp ve CCD KAMERALAR
Onyıllar boyunca tüp kameralar eldeki tek güvenlik kamerasıydı. Hala
kullanımda olmakla birlikte tüp kameralar şok ve titreşim karşısında yetersiz
kalmaktadır. Büyüklükleri nedeniyle kolayca gizlenememektedirler ve zaman
geçtikçe tüpleri yanmakta ya da görüntü tüpe yanmış olarak girmektedir. Ayrıca,
tüpler pahalıdır ve entegre devreler kadar güvenilir değildir.
Bugün, hemen hemen her video güvenlik kamerasında görüntü yakalama için CCD
kameralar (entegre devre ya da çip) kullanılmaktadır. Bu kameralar
"görüntüleyici" mercekler tarafından yakalanan ışığı bir resme dönüştürür. CCD
kameralar daha yüksek kontrasta ve daha iyi çözünürlüğe sahip resimler
oluşturarak görüntü oluşturulmasını güçlendirir ve geliştirirler.CCD kameralar
daha hafif, daha küçük, daha hassas ve çok daha dayanıklıdır. Ayrıca, tüp
kameralardan daha canlı renkler üretirler.
İster CCD ister tüp olsun, kamera performansı büyük ölçüde sahneden
yansıtılan ışığa ve kameranın görüntüleyicine bağlıdır. Yansıtılan ışık miktarı
görüntüleyicideki duyarı maddeyi harekete geçirecek düzeyde yeterli olmalı ve
belirli bir kamera satın alınmadan ve tesisi edilmeden önce bu bilinmelidir.
Sahnede mevcut ışık seviyesini ölçmek için bir ışık ölçer yeterli olacaktır.
Mevcut ışık düzeyinin önemli ölçüde değişiklikler gösterdiği yerlerde
otomatik iris kontrolünü haiz kameralar görüntü kalitesinin arttırılmasına
yardımcı olur. Otomatik iris kontrolü kameraların merceklerden geçen ışık
miktarına göre irislerin otomatik olarak açılmasını ya da kapanmasını sağlar.
Örneğin, parlak, güneşli bir günde otomatik irisli bir kamera kamera
görüntüleyiciye fazla ışık gelmesini önlemek için irisi kısacaktır. Gece ise
kamera daha fazla ışık gelmesini sağlamak için irisi açacaktır. Otomatik iris
kontrolü bulunan kameralar yapay ışıklandırma uygulanan içi mekânlar gibi küçük
ışık değişikliklerinin olduğu yerlerde tatbik edilmelidir.
Kameralar 1, 2/3, 1/2, 1/3 ya da ¼ gibi çeşitli formatlarda olabilir. Bu
ölçüler kamera görüntüleyicisinin genel olarak kullanılabilir olan büyüklüğünü
gösterir. Genelde, kameranın formatı mercek formatına uygun olmalıdır. Örneğin,
yarım inçlik bir kamerada yarım inç mercekler uygulanmalıdır. Günümüzde,
tasarımdaki gelişmeler sayesinde daha küçük formatlarda yüksek kaliteli
görüntüler elde etmek mümkün olmaktadır.
Sabit ya da PTZ Kameralar
CCTV kameraları sabit olabileceği gibi hareketli de (PZT) olabilirler. Sabit
kameralar sabit bir zemin üzerine monte edilirler ve operatörün komutlarıyla
hareket ettirilmeleri mümkün değildir. PTZ kameralar ise motorla hareket
ettirilir ve sağa, sola, yukarı aşağı hareket edebilir ya da yakın veya uzak
çekim için zoom yapabilir.
Bir kameranın muhafazası kamera ve merceklerini dışarıdan verilecek
zararlardan ve çevre koşullarından korur. Ayrıca, kamera tesisatının görünümüne
katkıda bulunur ve teçhizatın göze çarpmasını önler. Tüm dış mekan kameralarında
şu ya da bu tür bir muhafaza gereklidir. Ulusal Elektrik İmalatçıları Birliği
(NEMA) kamera muhafazalarını çevre koşullarına dayanıklılıklarına göre
derecelendirmektedir. Soğuk, sıcak, toz, kir ya da diğer çevre zararlarından
korunmak kameradan optimum performans alabilmek ve kullanım ömrünün uzun olması
için zorunludur.
Dome Kameralar
Bir çok PTZ kameralar dome adı verilen koyu renkli Pleksiglas muhafazalar
içinde saklanmaktadır. Dome kameralar hemen hemen her mağazada ve bir çok sınai
ve ticari kuruluşta, hastanede, okul ve resmi binada uygulanmaktadır. Bu tip
kameralar estetiğe önem verilen yerlerde özellikle rağbet görmektedir.
Dome kameraların başlıca üç avantajı vardır:
1. Caydırıcılık – Dome kameralar şüpheli şahısların kameraların nerede
bulunduğunu anlamasını hemen hemen tümüyle imkansız hale getirmektedir. Suç
işlemeyi düşünen şahıslar kamera gözetimi altında olup olmadıklarını bu sayede
anlayamamaktadır.
2. Ekonomi – kamera, mercek ve hareket ettirici birime haiz dome kameralar aynı
görüntüde ama içi boş süslemelerle gizlenebilmektedir. Sonuçta çok daha az
maliyetler görünürde daha fazla kamera denetimi intibaı verilebilmektedir.
3. Estetik görünüm – Açıkta bulunan bir kamera, mercek, hareket ettirme –
kaydırma ünitesi ve bunlara bağlanan teller göze hitap etmemektedir. Bir dome
kamera daha estetik olmakta ve işyeri ya da büro ortamının iç tasarımına ters
düşmemektedir.
Bir dome kamera dome etrafına cilalı ya da buzlu bir cam avize yerleştirmek
suretiyle daha da gizlenebilir. Bu yapıldığı takdirde, avize bir güneş gözlüğü
işlevi görmekte ve merceğe ulaşan ışık miktarını azaltarak kamera tarafından
yakalanan renk netliğini etkilemektedir.
Mercekler (LENSLER)
Mercekler bir CCTV sistemin tasarımında önemli bir rol oynamaktadır.
Merceklerin temel işlevi bir alandan yansıyan ışığı toplamak ve kameranın
görüntüleyici ünitesinde net, berrak bir görüntü odaklamaktır. Genellikle, bir
mercekten geçen ışık ne kadar fazlaysa resim kalitesi de o kadar yüksek
olmaktadır.
Mercek seçimi özelikle çok önemlidir, çünkü görüntüleyicide oluşacak olan
resmin boyutunu, şeklini ve netliğini doğrudan etkilemektedir. Alana olan mesafe,
odak uzaklığı, arzulanan görüş alanı, ışıklandırma ve format gibi faktörlerde
kamera görüntüleyicisi üzerindeki görüntünün boyutunu ve netliğini
etkilemektedir.
Görüş Alanı
Görüş alanı belirli bir mercek tarafından oluşturulan resim boyutu (en ve
boy), kamera görüntüleyici boyutu ve nesneye olan mesafenin bileşimidir. Eğer,
görüş alanı uygun değilse görüş alanını arttırmak azaltmak için farklı bir
mercek (örneğin geniş açılı mercek, tele, vb.) kullanmanız gerekebilir.
İstenilen bir görüş alanı oluşturmak için gerekli olan uygun görüntüleyici
boyutu, mercek ve mesafe bileşimlerini hesaplamakta kullanılan tablolar
mevcuttur.
Kamera mercekleri temel olarak iki türe ayrılabilir : sabit odaklı mercekler
ve değişken odaklı mercekler (ya da zoom mercekleri). Sabit odaklı bir mercek
sabit odak uzaklığına, sahiptir, değişken odaklı bir mercek ise odak uzaklığını
değiştirebilir. Odak uzaklığı merceğin optik merkezînden merceğin arkasında
bulunan bir odak noktasına olan uzaklıktır. Bu uzaklık mercek üzerinde (milimetre
cinsinden) yazılıdır ve mercek tarafından oluşturulan görüş alanını ifade eder.
Sabit odaklı merceklerin geniş, orta ve dar görüş alanı bulunan tipleri
mevcuttur. "Normal" odak uzunluğuna sahip bir mercek insan gözü tarafından
oluşturulan görüş alanını yakınlaştıran bir resim üretir. Geniş açılı bir mercek
kısa bir odak uzaklığına sahiptir, bir telefoto mercek ise uzun bir odak
uzaklığına sahiptir. Belirli bir görüş alanı için sabit bir mercek